Medya hukuku nedir?

Medya Hukuku, kitle iletişim araçları aracılığıyla iletişimin kurumsal yapısına ilişkin kuralları belirleyen ve sektörle ilgili konularda  yetkilidir. Bu alanda yer alan hizmetler arasında; sponsorluk sözleşmelerinin, reklam sözleşmelerinin hazırlanması, yazılı, görsel-işitsel medya kuruluşları ve diğer idari kuruluşlar tarafından yürütülen hukuki ve cezai işlemlerin takibi, medya kuruluşları aracılığıyla çeşitli iftira ve karalayıcı yayınlara ilişkin kanunlar ile düzeltici tedbirlerin uygulanması yer almaktadır.  

Bu çerçevede,  zararlar ve müvekkillerin meşru hak ve menfaatlerinin korunması ihtiyacı, bu alanda yer alan birçok farklı konuda deneyimli hukuk büromuz tarafından dikkatle ele alınmaktadır. Medya hukukunun disiplinler arası doğası, her iki tarafın da bilgi alma ve yayma özgürlüğünün korunmasını sağlar. Bu aşamada medya hukuku devreye girer. İletişim özgürlüğü üzerindeki kısıtlamaların doğru bir şekilde belirlenmesine yönelik bir sistem; medya alanındaki suçların kapsamını ve cezalarını yasal sorumluluk çerçevesinde tanımlar. Alan, İnternet ve yazılı basının karşılaştığı sorunlara odaklanarak hem özel hem de kamu hukuku ile ilgilenir. Görsel, işitsel ve yazılı medya kurallarının kendi içinde farklı dinamikleri vardır. Görsel-işitsel medya sektöründe kurumların hukuki ve mali yapısı gözden geçirilirken yayın ilkeleri gibi konular da düzenlenmektedir.  

Medya Hukuku Nasıl İşler?  

İnsanların ortak kullanımında olan her alanda olduğu gibi kitle iletişiminde de kurallar vardır. Bu kurallar, insanların başkalarının özel alanlarına müdahale etmeden özgürlüklerini yaşamalarını sağlamak için konulmuştur. Konu medya hukukuysa da bu kurallar mevcuttur. Çok çeşitli konuları kapsayan medya hukuku; haber yayınları, radyo yayınları, internet gibi başlıkları da içermektedir. Bir pandemi döneminde insanların sosyalleşebileceği tek yer olan internet üzerinde milyonlarca kişinin düşünce, görüş, eleştiri, görüntü, ses, video ve daha birçok kişisel bilgilerini paylaştığı düşünüldüğünde, yasal olarak nasıl sorgulanır sorusu gündeme gelmektedir. Belki de burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, medyada ifade özgürlüğünü nasıl ve neyin sınırladığıdır.  

İfade özgürlüğünün kullanılması;  

 Ulusal Güvenlik, Ulusal bütünlük, kamu güvenliği, suç veya düzensizliği önlemek, genel sağlığı korumak, gizli belgelerin ifşasını önleme, başkalarının itibarını ve haklarını korumak, yargının yetki ve tarafsızlığının sağlanması durumlarında olabilir. Böyle bir sınırlamanın gerekçesi ile sınırlamanın mümkün olup olmadığı, ancak sınırlamanın kanunla öngörülmüş olup olmamasına, Anayasanın mahiyet ve lafzına, ölçülülük ilkesine ve demokratik toplum düzenine uygun olmasına bağlıdır. İfade özgürlüğünün yanı sıra genel olarak medya hukuku kapsamında çalışan hukuk büromuzun sunduğu hizmetler; kaldırılması istenen içerik için içerik kaldırma uygulamalarını ve içerik kaldırma işlemlerini yönetme, bir haber kuruluşu tarafından yayınlanmak üzere bir sorumluluk reddi beyanı hazırlama, başvuru ve sorumluluk reddi sürecini yönetme, RTÜK ile ilgili uyuşmazlıkları çözme ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından verilmişse cezalara karşı çıkmaktır.  

Medya Hukuku Temel İlkeleri Nelerdir?  

İletişim özgürlüğü ile bireysel haklar arasında hassas bir denge vardır. Hukukun üstünlüğüne dayalı liberal demokrasilerde hem iletişim özgürlüğü hem de kişilik hakları kanunla güvence altına alınmıştır. Ancak kanunun soyut ve genel hükümler koyması gerektiğinden, iletişim özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki hassas dengeyi kurmak ve sürdürmek yargının yetkisine bırakılmıştır. Bu basın özgürlüğü kesinlikle sınırsız değildir. Kişisel onur ve haysiyetten taviz verilmemelidir. Haber ve eleştiri yayınlarken objektif sınırları aşılmamalıdır. Haksız iftira veya aşağılama, basın özgürlüğü veya kişisel bilgiye erişim adına korunamaz. Haberleşme hak ve hürriyeti ile basın hürriyeti ilkelerine uygun olarak: haberdeki gerçeklik, en son haberler, kamu yararı ve toplumsal çıkar, konu ile anlatı arasında makul bir bağlılık ve uygun araçları kullanma koşulları medya hukuku temel ilkeleridir.   

Sosyal medyadan hakaret suçunun cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu’nun 125/1 sayılı maddesi uyarınca 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya para cezasıdır.

Sosyal medyadan yapılan hakaret/taciz vs. gibi suçlar nereye şikayet edilir?

Suç teşkil eden fiil, emniyet birimleri ile savcılığa şikayet edilebilecek olup yargılamaya konu edilebilecektir.

Telif hakkı ihlali nereye şikayet edilir?

Telif hakkına konu içeriğin sahibi, ihlali yapan kişi hakkında savcılığa dilekçe vererek haksız kullanımın önüne geçebilecektir.

Telif hakkı ihlalinde hangi davalar açılabilir?

Hakkı ihlal edilen kişinin şikayeti üzerine ceza davası açılabileceği gibi hukuk mahkemesinde de maddi/manevi tazminat davası açılarak uğranılan zararın parasal olarak iadesi sağlanılabilecektir.

Yorum yapın

Danışmanlığınızı planlamak için bizimle iletişime geçin.

Jet Hukuk Bürosu
Mecidiyeköy
İstanbul